Mutluluğun Felsefesi
- 1 Kağıt 1 Kalem
- 18 Kas 2024
- 2 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 19 Kas 2024
Mutluluğun tanımı bugüne kadar yapılabilmiş midir? Hayatımızda bazı kavramlar vardır ki bu kavramlar herkesin kendi anlam bulutunda yoğunlaşmış ve maddi dünyamıza yağan bir yağmur gibidir. Herkesin yağmuru münhasır bulutlardan münhasır yer yüzlerine akar. Aşk, hürriyet gibi bugüne kadar tanımı yapılamamış, her ne tanım yapılırsa bir ucu eksik kalmış kavramlarımızdan biridir; mutluluk. Mutluluk dinamiktir; statik ve baki kalamayacak kadar semavidir.
“Allah dilediği kimselerin rızkını bollaştırır ve daraltır. Onlar dünya hayatıyla sevinip mutlu oluyorlar, oysa âhiretin yanında dünya hayatı, geçici bir faydadan başka bir şey değildir.” (Ra’d / 26). İnsan bu dünyada mutlu olabilir mi? Tatmin edilebilir mi? Aslında bu soruların yanıtı yukarıdaki ayette bize ayet edilmiştir. Dünya hayatındaki her mutluluk geçicidir. Bunu iki farklı örnekle açıklayalım:
1- Bir insan düşünün ki iki evladını yıllar evvel toprağa vermiştir ve biricik eşi de hastanede ağır bir tedavi görmektedir, ölüm riski vardır. Bu insanı ne mutlu edebilir? Evler mi, arabalar mı, mal mı, mülk mü? Bu insanı mutlu edebilecek tek şey biricik eşinin iyileşmesi gibi dursa da aslında mutluluk bu kadar basit değildir. Eşinden kendisini teskin edecek bir haber bekler vaziyette uzaklara dalmış ve oturduğu bankta saatler geçirmişken, hastane bahçesindeki yavru bir kedinin bu insanın paçasına sürtünmesi, kendisiyle oyun oynamak istemesi yahut açlığından miyavlaması ve bu insanın kedinin karnını doyurup kendisi ile oynaşması anlık bir mutluluk verecektir. Bu insan oradan ayrılırken ruhu sükût bulmuş bir haldedir. En azından birkaç saatini kaplayan bir buruk mutluluk içerisindedir. Peki, başka bir örnek verelim:
2- Art arda büyük paralar kazanmış, tüm ailesi sıhhatli, dünyalığı tam bir tüccar düşünebiliriz. Hayatın koşuşturması içerisinde hiçbir aksilikle karşılaşmayan, tekdüze bir insanın bir süre sonra huzursuzluğa yenik düştüğünü görürüz. Bu insanı ailesi ve işleri tatmin etmeyecektir. Aksine geçip giden yıllarının detayları ve akıbeti hakkında derin düşünceler bir vakit sonra içini kemirecektir. Belki yetim başı okşamak, fakir doyurmak ve giyindirmek kendisine anlık tatminler ve mutluluklar kazandıracaktır.
Bu örnekleri düşündüğümüzde görürüz ki mutluluk, statikliği hak etmez. Mutluluk esasen ürkek bir serçe gibidir. İnsan, ona ekmek verince (insan, onu hak edince yahut nasip olunca) gelir ekmeğini yer ve gider. Çünkü insan, asla bu dünyada hakiki bir mutluluğa erişemez. Şimdi de bu yazıyı ve dinamikliği hüzün için de düşünelim.
6.12.2020 - Eren Salih AKSU
Anahtar Kelimeler: Mutluluk, felsefe, ayet, mutluluk eş anlamlısı, mutluluk nedir, mutluluk zamanı, felsefe nedir, felsefe atölyesi, felsefe kitapları




Yorumlar