CEHENNEM BAŞKALARIDIR
- 1 Kağıt 1 Kalem
- 18 Kas 2024
- 2 dakikada okunur
“Cehennem başkalarıdır.” J.P.Sartre’ye ait olan bu söz, günümüzün en temel sorunlarından birini özetlemektedir. Bu sözün ardında yatan duygu ise bencillik, kibir ve enaniyettir. Kısaca andığımız üç kavram arasındaki farktan bahsetmek isterim; enaniyet ile bencillik aynı anlamda veya yakın anlamda kullanılmasına karşın birbirlerinden oldukça farklıdır. Enaniyet, Allah-u Teala’nın vermiş olduğu nimetleri insanın; kendi kazanmış, kendi yapmış gibi bilmesidir. Bencillik ise insanın her vaziyette kendi çıkarını düşünmesi durumudur. İnsanoğlu kendini cehenneme yakıştıramaz, kendi yaptığı kötülüklere bahane bulur. Oysaki başkaları hakkında çok daha kolay hüküm vererek kibre düşer.
Durumun vahametini görmek açısından meselenin öncelikle rahmani boyutunu ele almak gerekir. Kibir ve enaniyet, yaratılmışların ilk günahıdır. Melun şeytan İblis, ateşten yaratılmış olmasını üstünlük kabul etmiştir. Araf Suresi, 12. ayet: (Allah) Dedi: "Sana emrettiğimde, seni secde etmekten alıkoyan neydi?" (İblis) Dedi ki: "Ben ondan hayırlıyım; beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın."
Daha sonrasında ise Hz. Âdem’e (a.s) secde etmeyip kibirlenmiştir. Bakara Suresi, 34. ayet: “Ve meleklere: ‘Âdem’e secde edin’ dedik. İblis hariç (hepsi) secde ettiler. O ise, diretti ve kibirlendi, (böylece) kâfirlerden oldu.” Bunun sonucunda da ebedi azap ve cehennemle cezalandırılıp, lanetlenmiştir. Allah Teâlâ kibirli kullarını açıkça sevmediğini belirtip bizleri tevazuya davet ediyor. Peygamber Efendimiz (a.s.m) ise veda hutbesinde hiç bir insanın üstünlüğünün bulunmadığını, üstünlüğün yalnızca takvada olduğunu söylemiştir.
Meselenin beşeri boyutuna gelecek olursak; insan, övülmekten, takdir edilmekten, kendisini başkalarından farklı görmekten hoşlanır. Dünyalık hırsı olan herkes bir parça ayrıcalıklı olduğunu bilmek ister elbette. Allah Teâlâ belki de buna göre insanların hepsini farklı suretlerde farklı biçimlerde farklı ruh dünyalarına sahip olarak yaratmıştır. Peki, bu bizi neden tatmin etmiyor? İlmim yetmese de bazı tahminlerim var. Öncelikle herkesin bu farklılığa sahip olması dünyalık hırsı olan kişilerde ben daha farklı olmalıyım hissi uyandırıyor olabilir. Kibirli insanlar, başkalarının zahirleriyle fazlaca ilgilenerek kendilerini, daha üstün olduklarına dair tatmin ediyor olabilirler. Neticede kalpler ancak Allah’ı anmakla tatmin olur (Ra’d 28. Ayet). Bunun dışındaki bütün dünyalık hırslar bir başka hırsı tetikleyecek ve insan sonunda çekilemez bir hale gelecektir.
Konunun en başına dönecek olursak; neden hiçbir zaman suçlu biz olamıyoruz, neden suçlu biz olsak dahi başkalarını da işin içine katıyoruz? Yine en başta belirttiğimiz duygular, bu soruların cevabı olsa da tek başına tam bir yanıt olamaz. Tam cevap herkesin kendi vicdan muhakemesinde bulunabilir ancak. Albert Camus devamlı başkalarını sorumlu tutanlar için çok güzel bir söz söylemiştir: “Suç işleyenin bir günahı vardır; işlediği suç, ama başkalarını kötüleyenin, günahı bin birdir; herkese attığı karalar.” Yani aslında suçu başkasına atan, en büyük suçludur.
Hâlbuki büyüklerimiz ne güzel söylemiştir; ayağın taşa çarparsa kalbini yokla. Boş yere suçlu arama, başkasının kusuru yüz dahi olsa sende bir kusur varsa sen o bir kusuruna bak, onu düzeltmeye çalış. İnsanız neticede hatamız olur, kusurumuz olur, eksiğimiz olur. Marifet eksiğin, kusurun, günahına rağmen insan kalabilmekte, kul olabilmektedir.
1.12.2020 Eren Salih AKSU


Yorumlar